Dijital Menüde Alerjenler Menüyü Kalabalıklaştırmadan Nasıl Gösterilir (2026)

Tabres Team
alerjen menüsüdijital menüqr menü alerjenlerialerjen etiketlememenü tasarımı

Yer fıstığı alerjisi olan bir misafir, size güvenip güvenmeyeceğine karar vermeden önce menünüze aşağı yukarı doksan saniye veriyor. Her yemeğin altına on dört alerjen adı basmak o güveni kazandırmıyor. Sadece menüyü okunmaz hale getiriyor — hem onun hem de herkesin gözünde.

Kısa cevap: dijital menüde alerjenleri üç katmanda gösterin. Menünün en üstünde tek satırlık bir uyarı, her yemeğin adının altında kısa bir alerjen işareti (on dört değil, iki üç kelime) ve tam liste bir dokunuş ötede, yemek sayfasında. Bir de filtre ekleyin ki misafir yiyemediğini gizleyebilsin. Hepsi bu. Uyum eksiksiz kalıyor, menü temiz kalıyor ve alerjisi olan masa daha az değil daha çok sipariş veriyor.

Neredeyse herkesin yaptığı hata, alerjen bilgisini eklenecek bir metin sanmak. Değil. Düzenlenecek bir bilgi. Dijital menüler bunu iyi yapıyor. Kâğıt hiçbir zaman yapamadı.

Alerjenleri menünün yüzüne yığmak neden geri tepiyor

Normal bir menüde hesabı yapın. Altmış yemek, her birinde on dört olası alerjen. Eder 840 parça veri. Hepsini yüzeye koyduğunuzda 6 inçlik ekranda gri bir metin duvarı çıkıyor.

Sonra üç şey birden bozuluyor:

  • Misafirler okumayı bırakıyor. Kalabalık menü okunmuyor, kaydırılıyor. Kaydırılan menü daha küçük adisyon üretiyor.
  • Alerjisi olan misafir yine karar veremiyor. "İçerir: gluten, süt, yumurta, soya, hardal, kereviz, sülfitler" ona hızlı hiçbir şey anlatmıyor. Öğrenmek istediği tek şey vardı: içinde süt var mı?
  • Personel de güvenmeyi bırakıyor. Her yemek uyarıyla kaplandığında uyarılar hiçbir anlam taşımıyor. Gerçek bir risk de tam böyle gözden kaçıyor.

İşletmecilerin küçümsediği kısım şu. Alerjisi olan misafir nadiren tek başına geliyor — dört kişilik rezervasyonu, doğum gününü, ekip yemeğini o ayarlıyor ve mekânı o seçiyor. Antalya, İstanbul ve İzmir'de ağırladığınız yabancı misafir ise kendi ülkesinde her menüde gördüğü bilgiyi burada da arıyor. Menünüz sorusunu beş saniyede cevaplıyorsa bir kişiyi değil bütün masayı kazanıyorsunuz; cevaplamıyorsa bunu ya bir Google yorumunda ya da bir denetim ziyaretinde okuyorsunuz.

Dijital menüde alerjen nasıl bildirilir: üç katman kuralı

Gördüğüm iyi alerjen menülerinin hepsi aynı şekilde çalışıyor. Yüzeyde az göster, gerisini istendiğinde aç. Tasarımcılar buna kademeli gösterim diyor. Restoranlar sadece sağduyu desin, yeter.

Katman Nerede duruyor Ne işe yarıyor
1. Uyarı Menünün en üstü, tek satır Alerjen bilgisinin var olduğunu ve nasıl ulaşılacağını söyler
2. İşaret Yemeğin adının altı İki üç kısa işaret — zihinde elemeye yeter
3. Ayrıntı Yemek sayfası, bir dokunuş ötede Tam "içerir" listesi, çapraz bulaşma notu, malzemeler

İlk katman size bir satıra mal oluyor. İkinci katman yemek başına birkaç kelimeye. Üçüncü katmanın ise yüzeyde hiçbir maliyeti yok — sadece biri istediğinde ortaya çıkıyor. Üstelik "bir dokunuş" hâlâ sipariş öncesinde ulaşılabilir sayılıyor; kuralların önemsediği kısım da tam bu.

1. katman: ağır işi yapan uyarı satırı

Dijital menünüzün en üstünde tek bir cümle. Hukuki değil, sıcak olsun.

"Alerjenleri görmek için yemeğe dokunun. Alerjiniz mi var? Sipariş vermeden önce bize söyleyin — mutfakla birlikte kontrol edelim."

Bu tek satır aynı anda dört iş yapıyor: bilginin var olduğunu, nerede bulunacağını, sizin bunu duymak istediğinizi ve bir insanın kontrol edeceğini söylüyor. Çoğu menü bu satırı atlıyor, sonra da misafirlerin neden her şeyi garsona sorduğuna şaşırıyor.

Aynı cümleyi altbilgi metnine de koyun; masada basılı bir kart tutuyorsanız oraya da. QR menü mü basılı menü mü karşılaştırmamız ikisini birlikte kullanmanın neden genelde kazandığını anlatıyor.

2. katman: yemek satırındaki işaret (menüler burada çirkinleşiyor)

Tasarımı yapan ya da bozan katman bu. Gerçekçi dört biçiminiz var.

Biçim Nasıl görünüyor Neye uygun Dikkat
Kısa kelimeler Süt, gluten içerir Çoğu menü Üç alerjeni geçince uzuyor
Harf kodları G · S · K Büyük menüler, sıkışık tasarımlar Anahtar gerekiyor, misafir anahtarı atlıyor
İkonlar Küçük semboller Fotoğraflı menüler, turistik bölgeler Asla tek başına kullanmayın
Görünürde hiçbir şey Dokununca çıkar Görsel ağırlıklı menüler Sadece dokunma ipucu belliyse işe yarar

Dürüst tavsiyem: kısa kelimeler, küçük punto, gri, yemeğin adının hemen altında. Üçle sınırlayın, gerisini toplayın. Süt, gluten içerir +2 bir bakışta okunuyor ve yine de dürüst. Kimsenin başlangıcı seçerken on dördün tamamına ihtiyacı yok.

Menüyü temiz tutan üç tasarım kuralı:

  1. Kırmızı kullanmayın. Kırmızı "tehlike" ya da "tükendi" diye okunuyor. Açıklama puntosunun %85–90'ı kadar nötr bir gri fazlasıyla yeter.
  2. Açıklamada tekrarlamayın. Tek bir yer seçin. Aynı blokta hem "kremalı" hem "süt içerir" yazmak gürültü.
  3. Alerjenleri yemeğin adına yazmayın. "Tavuklu Sezar Salata (balık, yumurta, gluten, süt içerir)" bir menünün öldüğü yerdir.

İkonlar: kullanın ama asla tek başına

İkonlar turistler için çok hoş, erişilebilirlik için çok kötü. Küçük bir buğday sembolü, akşam sekizde loş ışıkta oturan renk körü bir misafire hiçbir şey anlatmıyor; ekran okuyucular da onu… hiç okumuyor.

İkon kullanacaksanız: her ikonun yanına kelimesini koyun, ekran okuyucunun bulabileceği bir metin etiketi verin ve anlamı asla tek başına renge yüklemeyin. Ekran okuyucu kullanan bir misafirin, yemekte ne olduğunu bilmeye tam olarak aynı hakkı var.

3. katman: asıl bilgiyi taşıyan dokunuş

Yemek sayfası, nihayet ayrıntıya girebileceğiniz yer — çünkü misafir bunu kendisi istedi. Buraya şu dört şeyi, bu sırayla koyun:

  1. İçerir — sade adlarıyla ve misafirin dilinde. Kod değil.
  2. İçerebilir (çapraz bulaşma) — açıkça ayrı tutulmuş. İki listeyi asla birbirine karıştırmayın.
  3. Varsa nedeni — "balıklarımızla aynı yağda kızartılıyor" cümlesi on uyarıdan değerli.
  4. İnsan cümlesi — "Garsonunuza söyleyin, mutfakla birlikte kontrol edelim."

İçerir ile içerebiliri ayırmak, çoğu menünün yapabileceği en büyük iyileştirme. Biri tarifle ilgili bir gerçek, diğeri mutfağınızla ilgili bir gerçek. Misafirler ikisine çok farklı bakıyor; denetçi de öyle.

Bildirmeniz gereken listenin tamamını istiyorsanız restoranların bilmesi gereken 15 gıda alerjeni rehberimizde AB'nin saydığı — ve Türk Gıda Kodeksi'nin de aynen tekrarladığı — on dört adın hepsi var, artı çoğu menünün atladığı 15.'si.

Uyumu satışa çeviren filtre

Dijital menüyü, üstüne birkaç adım eklenmiş bir PDF'ten ayıran özellik şu: misafir yiyemediğini gizleyebilsin.

Misafir "süt"e dokunuyor, içinde süt olan her yemek kayboluyor. Geriye kalan onun menüsü. Kaydırma yok, sorma yok, tahmin yok.

Bunun masada yaptığına bakın:

  • Alerjisi olan misafir bir de başlangıç söylüyor, çünkü seçmek kolaylaştı.
  • Kimse dört dakika boyunca garsonu sorguya çekmiyor, masa daha hızlı dönüyor.
  • Grup mekânı bir taviz olarak görmeyi bırakıp iyi seçenek olarak görmeye başlıyor.

Filtre sessizce en büyük sorununuzu da çözüyor: alerjen verisini süs olmaktan çıkarıp işe yarar hale getiriyor. Kullanılan veri güncel tutuluyor.

Kelimeler önemli: "içerir" mi "içerebilir" mi

Yıllarca "kuruyemiş izi içerebilir" hukuki bir kalkandı ve her şeyin üstüne basıldı. Alerjisi olan misafirler de onu görmezden gelmeyi öğrendi — olabilecek en kötü sonuç.

Bu değişiyor. Tedbirli alerjen etiketlemesine ilişkin, omuz silkmek yerine ölçülebilir referans dozlar üzerine kurulu küresel kılavuzun kabul edilmesi Mayıs 2026'da önerildi; AB de uyumlaştırılmış kurallar üzerinde çalışıyor ve bunların 2027 sonlarında gelmesi bekleniyor.

Bugün yapmanız gereken bir şey yok. Sadece alışkanlığı şimdiden kurun: "içerebilir" ifadesini yalnızca riski tek cümleyle açıklayabildiğiniz yerde yazın. Bir yemek güvenliyse güvenli olduğunu söyleyin. Savunabildiğiniz bir uyarı, savunamadığınız on uyarıdan değerlidir.

Kanun ne istiyor — ve Türkiye'de bu nasıl işliyor

Alerjen listesi sabit: Türk Gıda Kodeksi'nin saydığı alerjenler, AB'nin 14 maddelik listesiyle aynı. Bu bilgiyi misafire nasıl ulaştıracağınız ise ülkenin kendi kurallarına bakıyor ve insanların yanıldığı kısım tam burası.

Konu Ambalajsız servis edilen yiyecekte ne bekleniyor
Kural nerede yazıyor Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği. Alerjen listesi AB'nin saydığı 14 maddeyle aynı — gluten içeren tahıllardan yumuşakçalara kadar
Kimi kapsıyor Lokanta, kafe, pastane, büfe, otel açık büfesi — ambalajsız satılan ve tabakta servis edilen her yiyecek. Büyüklüğe göre muafiyet yok
Kim denetliyor Tarım ve Orman Bakanlığı ile il ve ilçe müdürlükleri. Misafir şikâyeti ALO 174 Gıda Hattı'ndan doğrudan Bakanlığa ulaşıyor
Turist ve AB'li misafir ağırlıyorsanız Fiilen AB standardı bekleniyor: yazılı, anlaşılır ve sipariş öncesi ulaşılabilir bilgi. AB'de 1169/2011 sayılı Tüzük yöntemi her ülkeye bırakıyor, ama misafirin alışkın olduğu şey yazılı bilgi

Metin ne derse desin, üç şey her durumda geçerli:

  • QR menü "yazılı" sayılıyor — misafir sipariş vermeden önce ulaşabildiği ve telefonu olmayanlar için bir yedeğiniz (basılı bir sayfa ya da garson) olduğu sürece.
  • Mutfakta yazılı kayıt yine de gerekiyor. Menü misafir için; matris personeliniz ve denetçi için.
  • Bugün tencerede ne varsa onu göstermeli, geçen yıl tarifte ne yazdığını değil.

Bir şey bastırmadan önce yürürlükteki metni kendi kaynağınızdan kontrol edin — Tarım ve Orman Bakanlığı, bağlı olduğunuz il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü, gerekirse ALO 174 Gıda Hattı. Değişen şey her zaman yöntem oluyor. Alerjenler değişmiyor.

Çok dilli menüler: alerjenler misafirin dilinde

Bulunduğunuz yer turist alıyorsa bu madde tercihe bağlı değil. "Kereviz içerir" yazısı Türkçe okuyamayan bir misafire hiçbir şey anlatmıyor — üstelik kereviz tam da yabancı misafiri şaşırtan alerjen.

Dijital menü, alerjen adlarını yayımladığınız her dilde taşıyabiliyor: bir kez çevriliyor, her yerde yeniden kullanılıyor. Kâğıtta ise bu her dil için ayrı bir baskı demek, seferi 3.000 ₺ ile 8.000 ₺. Menü baskı maliyeti dökümümüz bunun bir yılda ne kadar hızlı biriktiğini gösteriyor.

Burada küçük bir yerel avantaj da var. Kaleiçi'nde ya da Alsancak'ta dört menünün birbirine benzediği bir sokakta, ziyaretçinin alerji sorusunu kendi dilinde cevaplayan menü masayı kazanıyor. Bütün rekabet avantajı bu ve hiçbir maliyeti yok.

İlk haftadan sonra da doğru kalması için

Alerjen verisi siz dikkatsiz olduğunuz için eskimiyor. Ekmek tedarikçiniz tarifini değiştirdiği ve kimse size söylemediği için eskiyor.

Bilgiyi dürüst tutan dört alışkanlık:

  • Tek bir doğru kaynak. Menü, alerjen matrisinizden okusun. Birbiriyle çelişen bir klasör, bir laminatlı kart ve bir WhatsApp grubundan değil.
  • Adı belli bir sorumlu. Sahibi olmayan matris altı hafta içinde eskiyor.
  • Tedarikçi değişince kontrol. Yeni tedarikçi, yeni malzeme kontrolü. Her seferinde.
  • Yılda iki kez tam gözden geçirme. Yangın kontrolü gibi ajandaya yazın.

Dijitale geçmenin en büyük kazancı, bir değişikliğin tek bir düzenlemeyle bitmesi. Yemeği bir kez güncelliyorsunuz; her masa, her QR kod ve her paket sipariş yeni bilgiyi anında gösteriyor — yeniden baskı yok, sessizce eskiyen klasör yok. Menünüz hâlâ bir PDF'se en hızlı yol PDF menüyü dijital QR menüye çevirme rehberimiz; sıfırdan başlıyorsanız ücretsiz QR kod menü nasıl oluşturulur yazımız. Sistem değiştirmek her şeyi yeniden yazmak da demek değil — menünüzü yeniden yazmadan sistem değiştirme yazımıza bakın.

Alerjenin siparişten sağ çıkması gerekiyor

Menüde bildirmek işin yarısı. Diğer yarısı bilginin paso başına ulaşması.

En sağlam kurulumlar bildirilen alerjenleri sipariş satırına sabitliyor. Mutfak fişinde de adisyonda da, sipariş anında beyan edilen bilgi görünüyor — gelecek ay tarifin nasıl göründüğü değil. Belirli bir akşam ne olduğu sorulursa bu fark ediyor.

Salon için iki kural:

  1. Alerji siparişe yazıyla geçer; garsonun aklına ya da eline değil.
  2. Tabağı taşıyan kişi, masada yemeğin adını yüksek sesle söyler.

Alerji talepleri aslında birer tarif değişikliği talebi, yani mutfağınızın bunun için bir düzeni olmalı — menü dışı siparişleri yönetme yazımız kaosa girmeden nasıl evet denileceğini anlatıyor. Yeni başlayanların da bu cümleleri üçüncü haftada değil ilk gün öğrenmesi gerekiyor: personeli daha iyi hizmet için eğitme rehberimiz başlamak için doğru yer.

Değerini siz takdir edin: Tabres her ürün için 15 alerjeni, menünün her dilinde etiketlemenize izin veriyor ve bunları her sipariş satırına ve fişe sabitliyor. Ücretsiz ve bunun gerekçesini açıkça yazdık. Hangi araç size uyuyorsa onu kullanın — üç katman yöntemi her yerde işe yarıyor.

Menüyü kalabalıklaştıran yedi hata (ve her birinin çözümü)

  1. Her yemeğin altına on dört alerjeni birden yazmak. Çözüm: en fazla üçünü gösterin, gerisini toplayın.
  2. Kelimesiz ikonlar. Çözüm: sembolü her zaman adıyla ve bir metin etiketiyle birlikte verin.
  3. Menünün en altındaki anahtar. Kimse yukarı geri kaydırmıyor. Çözüm: anlamı işaretin durduğu yere koyun.
  4. "İçerir" ile "içerebilir"i karıştırmak. Çözüm: her zaman iki ayrı liste.
  5. Her şeye "içerebilir" yazmak. Çözüm: sadece nedenini tek cümleyle açıklayabildiğiniz yerde.
  6. Alerjenlerin sadece Türkçe olması. Çözüm: menüyü yayımladığınız her dilde yazın.
  7. Mutfak klasörüyle çelişen bir menü. Çözüm: tek kaynak, tek sorumlu, tek düzenleme.

30 dakikada bitirin

Zor kısım — matris — büyük ihtimalle elinizde zaten var. Geriye kalan onu düzgün yayımlamak.

  1. Uyarı satırını yazın. Tek cümle, menünün en üstü. Beş dakika.
  2. Biçiminizi seçin. Yemeğin adının altında kısa kelimeler. Sınırı belirleyin (üç, sonra "+N"). Beş dakika.
  3. Önce en çok satan 20 yemeği etiketleyin. Siparişlerin %80'i onlar. On dakika.
  4. Kızartılan, paylaşılan ve üzerine serpilen her şeyde içerir ile içerebiliri ayırın. Beş dakika.
  5. Filtreyi açın — menü aracınızda varsa — ve kendi telefonunuzda test edin. Beş dakika.

Menünün geri kalanını hafta içine yayın. Yirmi yemekte kusursuz olmak, altmış yemekte yarım kalmaktan iyidir. Hâlâ araç seçiyorsanız ücretsiz QR menü araçlarını ve bakmaya değer en iyi QR menü araçlarını karşılaştırdık.

Sıkça sorulan sorular

Dijital menüde alerjenleri menüyü dağıtmadan nasıl gösteririm? Üç katman kullanın: menünün en üstünde tek satırlık bir uyarı, her yemeğin adının altında en fazla üç kısa alerjen kelimesi ve bir dokunuş ötede yemek sayfasında tam liste. Bir de filtre ekleyin ki misafir o alerjeni içeren yemekleri gizleyebilsin. Yüzey temiz kalıyor, bilgi yine de eksiksiz.

QR menü alerjenleri "yazılı" bildirmek sayılır mı? Çoğu yerde evet — misafir sipariş vermeden önce bilgiye ulaşabildiği ve telefonu olmayanlar için bir yedeğiniz olduğu sürece. Mutfakta tuttuğunuz yazılı kayıt ayrı bir sorumluluk ve o yine gerekiyor. Türkiye'de kural Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği kapsamında düzenleniyor, denetim Tarım ve Orman Bakanlığında. Kesin ifade için yürürlükteki metni Bakanlıktan kontrol edin.

Alerjen ikonu mu kullanmalıyım, kelime mi? Sadece birine yeriniz varsa kelime. İkonlar daha hızlı taranıyor ama renk körü misafirlerde, ekran okuyucu kullananlarda ve sizin sembol setinizi bilmeyen herkeste işe yaramıyor. İkonları seviyorsanız kalsın — sadece her birini adıyla birlikte verin.

Bir yemeğin altında kaç alerjen göstermeliyim? En fazla üç, sonra gerisini "+2" tarzı bir işaretin arkasına toplayın. Görünen işaretler hızlıca elemeye yarıyor, tam hukuki bildirim olmaya değil. O bildirim yemek sayfasında duruyor.

"İçerebilir" uyarılarını nereye koymalıyım? Yemek sayfasına, "içerir" listesinden ayrı bir blokta ve kısa bir gerekçeyle. İkisini ayrı tutmak, ikisini birden işe yarar kılan şey. Her yemeğe basılan topyekûn uyarılar misafire hepsini görmezden gelmeyi öğretiyor.

Alerjenleri menümdeki her dile çevirmek zorunda mıyım? Misafirin anlayabileceği bir bilgiye ihtiyacı var, yani evet — menüyü yayımladığınız her dilde. Dijital menü bir kez çeviriyor ve tekrar tekrar kullanıyor. Basılı menüde ise bir baskı daha demek.

Paket servis ve online siparişlerde durum ne? Sorumluluk aynı. Soracak bir garson olmadığı için bilginin misafire sipariş vermeden önce online menüde ulaşması ve siparişle birlikte kapıya gitmesi gerekiyor.

Küçük bir kafe ya da food truck için de geçerli mi? Evet. Türkiye'de de AB'de de büyüklüğe göre muafiyet yok. İki kişilik bir kafe, bir otel restoranıyla aynı sorumluluğu taşıyor.

Menümdeki alerjen bilgisini ne sıklıkla güncellemeliyim? Bir tarif değiştiğinde, bir tedarikçi değiştiğinde ya da menüye yeni bir yemek girdiğinde. Sonra yılda iki kez tam bir gözden geçirme. Sessiz katil tedarikçi formül değişiklikleri — ekmeğin tarifinin değiştiğini kimse arayıp söylemiyor.

Mevcut bir menüye alerjen eklemenin en hızlı yolu ne? Önce en çok satan yirmi ürünü etiketleyin, içerir ile içerebiliri ayırın ve yayımlayın. Siparişlerinizin çoğunu onlar karşılıyor, yani faydanın büyük kısmını ilk gün alıyorsunuz — kalanını da hafta içinde bitirirsiniz.


İşin dürüst özeti şu. Alerjenleri iyi bildirmek daha çok şey basmakla ilgili değil. Yüzeyde daha az göstermek, altta daha çoğunu tutmakla ilgili. Üç katman, bir filtre, sade kelimeler ve tek bir doğru kaynak.

Bu hafta yarım saatinizi ayırın. Menü temizlenir, garsonlarınız tahmin etmeyi bırakır ve menünüze bakıp sessizce çıkan misafir, altı kişilik masa ayırtan ve sizi adınızla isteyen misafire dönüşür.

Restoran yazılımı için hala para mı ödüyorsunuz?

Ücretsiz geçiş yapın

Aylık ücret ödemeyi bırakın. Tabres, işletmenizi yönetmeniz için gereken tüm araçları sunar - 100% ücretsiz.