Restoran Menü Çevirisi Nasıl Yapılır — ve Google Translate Neden Para Kaybettiriyor (2026)

Tabres Team
menü çevirisiçok dilli menürestoran menüsü çevirmeturistik restoranlarqr menü dilleri

Anlamadığı bir menüye bakan turist, menüdeki en ucuz şeyi söyler. Her seferinde. Parasına düşkün olduğu için değil — tahmin yürüttüğü için, ve kimse pahalı tahmin yapmaz. Menü çevirisinin sessiz maliyeti tam olarak burada saklı.

Kısa cevap: menü çevirisini düzgün yapın, yabancı misafirlerden gelen adisyon genelde büyür. İşi üçe bölün. Açıklamaları ilk taslak olarak makineye çevirtin, bir anadil konuşuru düzeltsin, alerjen metnine ise makineyi hiç yaklaştırmayın. Yemek adlarını orijinal dilinde bırakın, altına kısa bir açıklama koyun. Menüyü dijital yayınlayın; böylece tek bir düzenleme dört ayrı baskı yerine bütün dilleri aynı anda günceller.

Google Translate artık dil konusunda kötü değil. Menü konusunda kötü. Bu bambaşka bir sorun ve size para kaybettiren de bu.

Makine çevirisi bir menüde tam olarak neyi bozuyor

Modern yapay zekâ çevirisi normal cümleleri iyi çeviriyor. Menü ise normal cümlelerden oluşmuyor. Özel adlar, pişirme yöntemleri, yöresel yemekler ve yasal bildirimlerden oluşan bir liste — hem de etrafında hiç bağlam yokken.

İşte her seferinde tökezlediği yerler:

Sorun Makine ne yapıyor Size maliyeti
Yemek adları Kelime kelime çevirir "İmam bayıldı" → "the imam fainted". Misafir kaydırıp geçer
Bağlam yok Kısa ifadeleri tahmin eder "Sac" → "sheet metal" olur. "Tava" → "frying pan"
Pişirme yöntemleri Yanlış anlamı seçer "Kuzu çevirme" → "lamb rotation". Kimse onu söylemez
Alerjen kelimeleri Sıradan kelimeymiş gibi çevirir Tehlikeli olan bu. Az sonra anlatıyoruz
Porsiyon ölçüleri Hiçbirini dönüştürmez "250 gr", ons ile düşünen misafire hiçbir şey anlatmaz
Kendi marka adlarınız Onları da çevirir İmza yemeğiniz "Ocakbaşı Burger" tuhaf bir şeye dönüşür
Üslup Düzleştirir Sıcak, esprili açıklamalarınız kullanma kılavuzu gibi çıkar

Bunların hiçbiri aracın hatası değil. Araç tam olarak yapmak için tasarlandığı şeyi yapıyor. Menü düz metin değil ki — sıfatlarla süslenmiş bir veri tabanı.

Kariyer bitiren hata: alerjen çevirisi

Yukarıdakilerin hepsi utanç verici. Bu ise bambaşka bir şey.

Makine çevirisi olumsuzluğu düzenli olarak yumuşatıyor, tersine çeviriyor ya da tamamen düşürüyor. "Fındık içermez" ile "fındık içerir" çoğu dilde tek kelimelik fark. Menüyü altı dile otomatik çevirtirseniz, ekibinizden hiç kimse bu dillerin dördünü hatayı yakalayacak kadar iyi okuyamaz.

Kural, istisnası yok: alerjen metni asla makineyle çevrilmez ve asla kontrolsüz bırakılmaz. Bir insana çevirtin, sonra o dilde yemek yiyen ikinci bir insana kontrol ettirin. Dil başına topu topu 40 kelime. Alacağınız en ucuz güvenlik işi bu. Dijital menüde alerjenleri gösterme rehberimiz kelimeleri doğru yazdıktan sonra bunları nasıl yerleştireceğinizi anlatıyor.

Para meselesi: anlaşılmayan menü gerçekte ne kaybettiriyor

Hesabı yapalım, çünkü "misafir deneyimini iyileştirin" cümlesi tedarikçi faturasını ödemiyor.

60 kişilik, ayda 1.200 kuver yapan bir restoran düşünün. Diyelim ki %30'u yabancı misafir — şehir merkezinde, sahil beldesinde ya da otel çevresinde gayet normal bir oran. Bu 360 kuver eder.

Menüyü okuyamayan yabancı misafir üç şey yapar:

  • Başlangıcı atlar. Ne olduğunu anlamıyor, 250 ₺'yi riske atmıyor.
  • Şarap listesine hiç girmez. Şarap açıklamaları her menünün en zor metnidir.
  • Tanıdığı yemeği söyler. O da genelde sattığınız en ucuz, en sıradan şeydir.

Şimdi okunabilir bir menünün bu kuverlerin dörtte birinde sadece bir ürün daha kazandırdığını varsayalım — bir başlangıç, bir tatlı ya da 200 ₺'lik ikinci bir içecek.

90 kuver × 200 ₺ = ayda 18.000 ₺. Yılda 216.000 ₺. Hem de bir kez yazdığınız metinden.

Üstelik bu iyimser değil, en cimri versiyonu. Vitrindeki menü hiçbir şey ifade etmediği için kapınızın önünden geçip giden misafiri hesaba katmıyor; "yemekler çok güzeldi ama ne söylediğimizi hiç anlamadık" diyen yorumu da. Bu tür yorumlar yıllarca sessizce rezervasyon kaybettirir — üstelik aramada karşınıza çıkar; daha fazla Google yorumu almak yazımız bu tarafı açıyor.

Bir de personel maliyeti var. Okunmayan her menü garsonlarınızı canlı tercümana çevirir. Dokuz numaralı masada menüyü anlatmakla geçen dört dakika, on iki numaralı masada satış yapılmayan dört dakikadır.

Hangi dillere çevirmelisiniz

Hepsine değil. Çoğu işletme sahibi burada ya hiçbir şey yapmıyor ya da dokuz dili birden berbat ediyor.

İki ya da üç dille başlayın. Veri söylediğinde yenisini ekleyin.

O veriyi nerede bulacaksınız — şu sırayla:

  1. Kendi menü analitiğiniz. Dijital menü, onu hangi ülkelerden okuttuklarını gösterebilir. Elinize geçecek en dürüst sinyal budur, çünkü turizm ortalaması değil, sizin gerçek misafirlerinizdir.
  2. Google İşletme Profili verileri. Hangi kelimelerle aranıyorsunuz, sizi nereden buluyorlar.
  3. Rezervasyon ve yorum siteleri. Yorumlarınız hangi dilde yazılıyor?
  4. Komşularınız. Sokağın aşağısındaki oteli hangi ülkenin misafirleri dolduruyor? Yakında hangi turlar duruyor?
  5. Ekibiniz. Garsonlar en çok hangi dilde soru geldiğini bilir. Bugün sorun.

Türkiye'de ve çevresinde ayakta kalan kaba bir kural:

Durumunuz Mantıklı ilk set
Turistik şehir merkezi (İstanbul, İzmir) Türkçe + İngilizce + en büyük ziyaretçi grubunuz
Sahil / tatil beldesi Türkçe + İngilizce + Rusça veya Almanca
Her şey dahil otel bölgesi Türkçe + İngilizce + Rusça, sonra Almanca
Körfez misafiri ağırlayan mekân Türkçe + İngilizce + Arapça
İş merkezi / plaza bölgesi Türkçe + İngilizce. Gerçekten bu kadarı yeterli
Üniversite yakını Türkçe + İngilizce + en kalabalık uluslararası öğrenci grubu

Turistin olduğu hiçbir yerde İngilizce isteğe bağlı değil. Misafir kendi dili yoksa İngilizceye sığınıyor. Ama Alman ya da Rus misafirle dolu bir beldede tek başına İngilizce yarım çözümdür — okurlar, ama keyif almazlar; tatlıyı söyleten şey ise o keyiftir.

Kötü menü çevirilerinin çoğunu düzelten kural

İşte kural, insanların beklediğinden daha basit:

Yemeğin adını çevirmeyin. Açıklamasını çevirin.

"Hünkar beğendi" menünüzdeki her dilde "Hünkar beğendi" kalmalı. Altında, misafirin dilinde: slow-cooked lamb on a smoky aubergine purée.

Bunun adı çevirmekten daha iyi işlemesinin üç sebebi var:

  • Misafir sesli sipariş verebilir. Parmağıyla gösterir, adını söyler, garson anlar. Çevrilmiş bir ad bunu bozar.
  • Yemeğin havasını korur. "The imam fainted" hiçbir şey satmaz. "İmam bayıldı — zeytinyağında yavaş pişmiş, soğan ve domatesle doldurulmuş patlıcan" çok güzel satar.
  • Misafire bir şey öğretir. İnsanlar tatilde bir yemek adı öğrenmeye bayılır. Arkadaşlarına tekrarlarlar. Bedava reklam.

Aynı kural kendi icatlarınız için de geçerli. Ona "Pazar Günahı" diyorsanız, İngilizcede de Almancada da Arapçada da Pazar Günahı kalır. Sadece açıklama değişir.

İstisna: sade, işlevsel ürünler. "Mevsim salata"yı korumaya gerek yok. Çevirin ve geçin.

Menü çevirisi için dört yol ve her birinin gerçek maliyeti

Yöntem Dil başına tipik maliyet Hız Kime uygun Dürüst değerlendirme
Tek başına Google Translate 0 ₺ Dakikalar Yayınlayacağınız hiçbir şeye Taslak için uygun. Menü için asla
Yapay zekâ taslağı + anadil kontrolü 1.500–5.000 ₺ 1–2 gün Neredeyse herkese 2026'nın altın ortası
Profesyonel gastronomi çevirmeni 5.000–15.000 ₺ 3–7 gün Fine dining, tadım menüsü, şarap listesi Kelimelerin fiyatı taşıdığı yerde değer
İki dil bilen bir çalışanınız Bir vardiya ücreti Aynı gün Günlük menülere Harika — eğer yazması da iyiyse

Profesyonel menü çevirisi Türkiye'de genelde kelime başına 4–8 ₺ arasında geziyor. Açıklamalarıyla birlikte 60 yemeklik bir menü kabaca 1.200–1.800 kelime tutar; yani tam profesyonel iş için dil başına 5.000–15.000 ₺ bütçe ayırın.

Çoğu restoran için 2026'nın gerçekçi yöntemi ikinci satır. Yapay zekâ saniyeler içinde sağlam bir taslak çıkarıyor. Anadili o dil olan biri iki saatini yemek adlarını, üslubu ve hataları düzeltmeye harcıyor; saati 750–1.500 ₺. Profesyonel kalitenin %90'ını üçte bir fiyata alıyorsunuz — yeter ki gerçekten bir insan baksın. Kimsenin bakmadığı "yapay zekâ artı kontrol", fazladan adım eklenmiş Google Translate'ten başka bir şey değil.

İki dil bilen çalışan konusunda bir uyarı: bir dili konuşmakla o dilde menü metni yazmak farklı becerilerdir. Rusça bilen garsonunuz kusursuz Rusça konuşup yine de tatsız bir açıklama yazabilir. Önce tek bir yemek için örnek isteyin.

Bir de bütün bunları baskıyla karşılaştırın. Basılı her ek dil ayrı bir baskı demek — fiyat değiştirdiğiniz her seferde 2.000–6.000 ₺. Menü baskı maliyeti dökümümüz yıllık rakamları çıkarıyor, QR menü ile basılı menü karşılaştırması da karma kurulumun nerede kazandığını gösteriyor.

Çeviriye başlamadan önce bir sözlük hazırlayın

Herkesin atladığı adım bu ve ikinci dilde en çok zaman kazandıran da bu.

Terimlerinizi ve her birinin nasıl ele alınacağını tek sayfaya yazın. Her çevirmene verin — insan olsun, yapay zekâ olsun.

Orijinal dilinde kalacaklar (asla çevrilmez):

  • Restoranınızın adı ve imza yemeklerinizin adları
  • Geleneksel yemek adları: mantı, lahmacun, börek, menemen, kısır, baklava
  • Coğrafi işaretli adlar: Antep baklavası, Ezine peyniri, Prosciutto di Parma, Champagne

Her zaman çevrilecekler, hem de hep aynı şekilde:

  • Alerjen adları — her dilde, her seferinde aynı kelime
  • Pişirme yöntemleri: ızgara, kızartma, buğulama, fırında
  • Sık geçen malzemeler: tavuk, sarımsak, krema
  • "Sipariş vermeden önce" uyarı metninin tamamı

Bir kez karar verip bir daha değiştirmeyecekleriniz:

  • Porsiyon etiketleri — "250 gr" yazan yerde ons da gösterecek misiniz, yoksa sadece gramda mı kalacaksınız?
  • Acılık seviyesi — biber ikonu mu, kelime mi, rakam mı?
  • Üslubunuz — Türkçede şakacı olan metin başka dilde genelde esprili değil, sıcak olmalı. Mizah çeviriden nadiren sağ çıkar

Sözlüğü bir kez yazın, sonraki her dil yarı zamanda bitsin. Ayrıca menünüzün altı dilde altı ayrı restoran gibi değil, sizin gibi konuşmasını sağlayan şey de budur.

Alerjenler ve kanun: yasal dil ülkenin resmi dilidir

Burada çeviri artık pazarlama işi olmaktan çıkıyor.

Hemen her yerde geçerli kural: yasal olarak zorunlu alerjen bilgisi ülkenin resmi dilinde bulunmak zorunda. Diğer bütün diller ektir, yerine geçmez. Menüyü İngilizceye çevirmeniz Türk Gıda Kodeksi'nden doğan yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Pazara göre durum şöyle:

Nerede Ne bekleniyor
Türkiye Alerjen bilgisinin servis edilen her yemek için, misafir sipariş vermeden önce ulaşabileceği bir yerde bulunması bekleniyor. Kural Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği'nde, denetim Tarım ve Orman Bakanlığı'nda. Yasal metin Türkçe olmalı; İngilizcesi ektir
Avrupa Birliği Her yemek için 14 alerjen, misafir sipariş vermeden önce erişilebilir olmalı. 1169/2011 sayılı Tüzük, zorunlu bilginin satışın yapıldığı ülkedeki tüketicinin kolayca anlayacağı bir dilde olmasını istiyor — üye ülkeler kendi resmi dillerini de şart koşabiliyor
İspanya Sipariş öncesinde, yazılı alerjen bilgisi. Bazı bölgelerin İspanyolcanın yanında kendi dil şartı var
İrlanda Yazılı, açık ve okunaklı; misafirin sormasına gerek kalmadan (FSAI)
Birleşik Krallık Ambalajsız gıda için alerjen bilgisi ve açık bir uyarı. FSA artık yazılı bilgiye ek olarak sözlü teyit öneriyor. Doğrudan satış için ambalajlananlarda tam etiket (Natasha Yasası)
Hollanda / Belçika Açık bir uyarı ve personelin bakabileceği yazılı bir kayıtla desteklendiğinde sözlü alerjen bilgisi kabul ediliyor
Amerika Birleşik Devletleri Federal düzeyde 9 büyük alerjen sayılıyor (süt, yumurta, balık, kabuklu deniz ürünleri, sert kabuklu yemişler, yer fıstığı, buğday, soya, susam). Federal bir menü etiketleme zorunluluğu yok, ama FDA Gıda Kodu alerjen bilinçli yönetim bekliyor; Massachusetts, Rhode Island, Illinois ve Michigan gibi eyaletlerin kendi kuralları var
Körfez ülkeleri (BAE, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan) Belediye gıda güvenliği kuralları genelde alerjen bilgisinin bulunmasını bekliyor ve menülerin İngilizcenin yanında Arapça olması yaygın bir beklenti. Kendi belediyenize sorun — emirlikten emirliğe, şehirden şehre değişiyor

Duvara yazılacak üç şey:

  • Alerjen metnindeki çeviri hatası sizin sorumluluğunuzdur, çeviri aracının değil. "Uygulama öyle çevirdi" hiçbir yerde savunma olmadı.
  • QR menü çoğu yerde "yazılı" sayılır — yeter ki misafir siparişten önce ulaşsın ve telefonu olmayanlar için elinizde bir yedek bulunsun.
  • Mutfağın yazılı alerjen kaydı Türkçe kalır. Personelin ve denetçinin baktığı sürüm odur.

Listenin tamamı için restoranların bilmesi gereken 15 gıda alerjeni rehberimizde her adı bulabilirsiniz; alerjen menü zorunluluğu yazımız da ülke kurallarını tek tek açıyor.

Çevrilmiş alerjenler sadece korumaz, satar

İşletme sahipleri alerjenleri yasal angarya sanıyor. Misafirler ise güven işareti olarak okuyor — ve evden ne kadar uzaktalarsa bu etki o kadar güçleniyor.

Onların yerine düşünün. Dilini bilmediğiniz bir ülkedesiniz ve susam alerjiniz var. Riske girmezsiniz. Güvenli ve sıkıcı bir yerde yersiniz; muhtemelen bir zincirde, muhtemelen bu akşam da yarın akşam da.

Şimdi o sokaktaki bir restoranın "susam içerir" ibaresini sizin dilinizde gösterdiğini düşünün. Orada yemekle kalmazsınız — rahatlarsınız, o hafta boyunca sadık kalırsınız ve grup sohbetinde anlatırsınız. Misafir "alerjim var" dediğinde ne yapmalı yazımız bu konuşmanın salon tarafını anlatıyor.

Alerjisi olan misafir neredeyse hiç yalnız yemiyor. Altı kişilik masanın mekânını o seçiyor. Alerjenleri çevirin, tek bir kuveri değil, bütün rezervasyonu kazanın.

Arapça ve sağdan sola: çeviri tek başına yetmiyor

Arapça ekleyecekseniz şunu baştan bilin: mesele sadece farklı kelimeler değil. Bütün düzen ters dönüyor.

Metin sağdan sola akıyor. Sayfanın okuma sırası da öyle — başlıklar, fiyatlar, ikonlar, hepsi. Soldan sağa bir düzenin içine Arapça metin yapıştıran menü, Arapça okuyan birine yarım saniyede bozuk görünür. Daha tek bir yemeği okumadan güven sorunu çıkmış olur.

Doğru yapılması gerekenler:

  • Tam sağdan sola düzen, sadece sağa yaslanmış metin değil
  • Modern Standart Arapça, yöresel bir lehçe değil — Fas'tan Umman'a kadar anlaşılan kayıt budur
  • Sayılar ve fiyatlar, Arapça okuyanın beklediği yerde
  • Arapçayı düzgün gösteren bir yazı tipi. Süslü menü fontlarının çoğu bunu yapamıyor ve harfler birbirine bağlanmıyor

Aynı hikâye, daha hafif hâliyle İbranice için de geçerli. Ve pazarınız Körfez misafiriyse — 2026'da İstanbul ve Antalya için hızla büyüyen bir kitle — Arapça hoş bir ekstra değil. Değerlendirilmekle kaydırılıp geçilmek arasındaki farktır.

Yayınlama: tek menü, birçok dil

Kelimeleri doğru yazmak işin yarısı. Diğer yarısı onları misafire ulaştırmak ve basılı menüler tam burada dağılıyor.

Basılı yöntem: dört dil demek dört ayrı menü yığını, dört baskı ve elinde yanlış menü tutan bir misafir demek. Bir fiyatı değiştirdiniz mi hepsini yeniden bastırıyorsunuz. Bazı mekânlar, yeni menüler sadece Türkçe basıldığı için turistlere 2023'ten kalma "İngilizce menü"yü uzatıyor.

Dijital yöntem: tek menü, tek QR kod, en üstte bir dil seçici. Misafir dilini seçer ya da menü telefonun ayarını okuyup o dilde açılır. Fiyatı bir kez değiştirirsiniz, bütün diller anında güncellenir.

Çok dilli bir dijital menüyü gerçekten çalışır kılan birkaç ayrıntı:

  • Bütün diller için tek QR kod. Dil başına ayrı kod değil — o, kimsenin anlamadığı bir çıkartma duvarına dönüşür.
  • En tepede görünen bir dil seçici. Bayraklar güzel ama sorunlu (Arapça hangi bayrak? İngilizce hangisi?). Dil adlarını kendi dillerinde yazın: Türkçe · English · Русский · العربية.
  • Otomatik algılasın, ama misafir her zaman değiştirebilsin. Telefonu İngilizce olan Alman misafir Almancayı seçebilmeli.
  • Fotoğraflar; hiç çeviri istemiyorlar. İyi bir fotoğraf, kafası karışmış misafire hiçbir metnin yapamayacağını yapar. Online sipariş için menü fotoğrafları bunları ucuza nasıl çekeceğinizi anlatıyor.

Menünüz hâlâ PDF ise, PDF menüyü dijital QR menüye çevirmek en hızlı geçiş yolu; ücretsiz QR kod menü nasıl yapılır da sıfırdan başlamayı anlatıyor.

Kayda geçsin: Tabres menünüzü istediğiniz kadar dilde yayınlamanıza izin veriyor — her dil için ayrı yemek adı, açıklama, alerjen, üst ve alt metin — Arapça için tam sağdan sola desteğiyle ve tek bir QR kod üzerinden. Ücretsiz, bunun gerekçesini de açıkça yazdık. Hangi aracı isterseniz kullanın; buradaki yöntem hepsinde çalışır.

Yayınlamadan önce test edin

Yirmi dakikalık test neredeyse her şeyi yakalıyor.

  1. Anadili o dil olan birine yüksek sesle okutun. Gözden geçirme değil — sesli okuma. Kötü satırda, daha sebebini açıklayamadan yüzünü buruşturacaktır.
  2. Bütün olumsuzları kontrol edin. "Fındık içermez", "glutensiz", "acısız", "sütsüz". Makinelerin anlamı ters çevirdiği yerler buralar.
  3. Gerçek bir telefonda açın. Uzun Almanca ve Fince kelimeler düzeni bozar. Arapça ve Rusça metin Türkçeden uzun akar. Taşma olur.
  4. Bütün fiyatları ve sayıları doğrulayın. Ondalık virgülle nokta dilden dile yer değiştirir, çeviri aracı da seve seve "yardım eder".
  5. Artakalanları arayın. Bir açıklamanın içinde saklanmış çevrilmemiş Türkçe, en sık görülen hatadır.
  6. Bir misafire sorun. Gerçekten — o ülkeden bir misafir seçin, bir dakika bakmasını isteyin. Gerçeği bedavaya söylerler.

Gerçekten para kaybettiren yedi hata

  1. Yemek adlarını kelime kelime çevirmek. Çözüm: adı koruyun, altındaki açıklamayı çevirin.
  2. Alerjenleri makineye çevirtmek. Çözüm: insan çevirisi, ikinci bir insan kontrolü, istisnasız.
  3. Dokuz dili birden berbat etmek. Çözüm: iyi yapılmış iki dil, kötü yapılmış dokuz dili yener. Yeni dili veri istediğinde ekleyin.
  4. Bir kez çevirip bir daha dönmemek. Çözüm: bir yemek değiştiğinde bütün diller değişir. Aynı gün.
  5. Her dile ayrı QR kod. Çözüm: tek kod, tek seçici, misafir seçsin.
  6. Arapçayı soldan sağa düzene yapıştırmak. Çözüm: düzgün sağdan sola düzen, ya da Arapçayı şimdilik hiç eklemeyin.
  7. Fiyatları çeviride kaybetmek. Çözüm: her sürümde para birimini, ondalık işaretini ve porsiyon ölçüsünü kontrol edin.

İkinci dilinizi bu hafta yayına alın

Proje planına ihtiyacınız yok. Birkaç güne yayılmış yaklaşık üç saate ihtiyacınız var.

  1. Bir dil seçin. Garsonlarınıza en çok sorulan dil hangisiyse o. Ekiple yirmi dakika.
  2. Sözlüğü yazın. Tek sayfa: asla çevrilmeyenler, her zaman çevrilenler. Otuz dakika.
  3. Yemek açıklamaları için yapay zekâ taslağı çıkarın. Sözlüğü de verin. On dakika.
  4. Anadil konuşuruna düzelttirin. İki saatlik zamanı, ücreti ödenerek. Asıl önemli adım bu.
  5. Alerjenleri ayrı ele alın. İnsan çevirisi, iki kez kontrol. Otuz dakika.
  6. Yayınlayın ve telefonda test edin. Sesli okuyun, artakalanları avlayın. Yirmi dakika.

Sonra önümüzdeki ay o misafirlerden gelen ortalama adisyona bakın. Menü aracınız onu hangi ülkelerin okuttuğunu gösteriyorsa, değişimi veride görürsünüz — ve ikinci dilin hangisi olacağını tam olarak bilirsiniz. Bu, menü mühendisliği ve algılanan değere göre fiyatlama yazılarının arkasındaki menü verisi mantığının aynısı.

Sıkça sorulan sorular

Restoran menüsü nasıl doğru çevrilir? Yemek adlarını orijinal dilinde bırakın, altlarındaki açıklamaları çevirin. İlk taslak için yapay zekâ kullanın, sonra anadili o dil olan birine iki saat ödeyip üslubu ve hataları düzelttirin. Alerjen bilgisini ayrıca elle çevirtin ve ikinci bir kişiye kontrol ettirin. Dijital yayınlayın ki tek bir düzenleme bütün dilleri aynı anda güncellesin.

Google Translate restoran menüsü için yeterli mi? İlk taslak için evet. Yayınlamak için hayır. Yemek adlarını kelime kelime çeviriyor, bağlamsız kısa ifadelerde yanlış tahmin yürütüyor ve en ciddisi, alerjen metnindeki olumsuzluğu ters çevirebiliyor — "fındık içermez" bir anda tersine dönüyor. Zaman kazanmak için kullanın, işi bitirmek için asla.

Restoran menüsü çevirtmek ne kadar tutuyor? Tam profesyonel iş Türkiye'de genelde kelime başına 4–8 ₺; yani 60 yemeklik bir menü için dil başına kabaca 5.000–15.000 ₺. 2026'nın yaygın yolu ise yapay zekâ taslağı artı iki saatlik anadil kontrolü: dil başına 1.500–5.000 ₺ civarı. Bunu, her dil için 2.000–6.000 ₺ tutan baskılarla karşılaştırın.

Bir restoran menüsünde kaç dil olmalı? Başlangıç için iki ya da üç: Türkçe, İngilizce ve en kalabalık ziyaretçi grubunuzun dili. Fazlasını ancak veriniz gösterdiğinde ekleyin. İyi yapılmış iki dil, kötü yapılmış altı dili yener — kötü çeviri, yemek dahil her şeye karşı özensizlik gibi okunur.

Yemek adlarını çevirmeli miyim? Hayır. Geleneksel ve imza adları orijinal dilinde bırakın, altına misafirin dilinde kısa bir açıklama koyun. Böylece misafir sesli sipariş verebilir, yemek karakterini korur ve "the imam fainted" sorununu bütünüyle atlatırsınız.

Menüyü birden fazla dilde vermek yasal zorunluluk mu? Çoğu ülkede zorunlu bilgiyi — özellikle alerjenleri — ülkenin resmi dilinde ve misafirin anlayacağı bir biçimde vermeniz gerekiyor; Türkiye'de bu Türkçe demek. Ek diller genelde isteğe bağlı ve ticari bir tercih. Bazı pazarlarda, örneğin birkaç Körfez şehrinde, İngilizcenin yanında Arapça yaygın bir beklenti. Yöntem kuralları değiştiği için kendi yetkili kurumunuza danışın.

Alerjen bilgisini makineyle çevirebilir miyim? Hayır. Olumsuzluk ve birbirine çok benzeyen kelimeler tam olarak makine çevirisinin battığı yerler; sonuçları da kozmetik değil, tıbbi. Alerjen metnini bir insana çevirtin, ikinci bir insana kontrol ettirin. Genelde dil başına 50 kelimeyi bile geçmiyor.

QR menüde birden çok dili nasıl gösteririm? Menünün en üstünde dil seçici bulunan tek bir QR kod kullanın. Menü telefonun dilini algılasın ama misafir her zaman değiştirebilsin. Dil başına ayrı QR koddan kaçının — misafirler yanlış çıkartmayı okutuyor, siz de baskıyı katlıyorsunuz.

Arapça gibi sağdan sola diller için ne yapmalı? Arapçada sadece metnin sağa yaslanması yetmez, bütün düzenin aynalanması gerekir. Başlıklar, fiyatlar, ikonlar ve okuma sırası ters döner. Yöresel lehçe yerine Modern Standart Arapça kullanın ve yazı tipinizin Arapça harfleri birbirine bağlı gösterdiğini kontrol edin — süslü fontların çoğu göstermiyor.

Çevrilmiş menümü ne sıklıkla güncellemeliyim? Orijinali her değiştiğinde. Fiyat değişikliği, yeni yemek, değişen bir malzeme — bütün diller aynı gün güncellenir. Dijital menünün en güçlü argümanı da bu: tek düzenleme, bütün diller, yeniden baskı yok ve iki yaz önceden kalma bayat bir İngilizce sürüm yok.


Dürüst özet şu. Menü çevirisi bir dil projesi değil. İçinde dil geçen bir satış projesi.

Yemek adlarını koruyun. Açıklamaları çevirin. Alerjenlerinize makineyi hiç dokundurmayın. Altı dili özensiz yapacağınıza iki dili düzgün yapın ve on saniyede düzeltebileceğiniz bir yerde yayınlayın.

Bunu yaparsanız, eskiden menüdeki en ucuz şeyi gösteren misafir evindeymiş gibi sipariş vermeye başlar. Bütün getiri bu — hem de bir kez yaptığınız bir işten geliyor.

Restoran yazılımı için hala para mı ödüyorsunuz?

Ücretsiz geçiş yapın

Aylık ücret ödemeyi bırakın. Tabres, işletmenizi yönetmeniz için gereken tüm araçları sunar - 100% ücretsiz.