Teslimat Ücreti, Minimum Sipariş ve Teslimat Bölgesi Nasıl Belirlenir (2026)
Çoğu restoran teslimat ücretini, sokağın başındaki pizzacıya bakarak belirliyor. 200 ₺'lik yemeği yollamak için 130 ₺ harcayıp buna büyüme demek de böyle başlıyor.
Kısa cevap: önce teslimat başına maliyetinizi çıkarın, gerisi kendiliğinden gelir. Kurye zamanını, yakıtı, ambalajı ve iade riskini toplayın — çoğu bağımsız işletme teslimat başına 100 ila 140 ₺ çıkıyor. Bunun %40 ila %60'ını karşılayan bir ücret alın (genelde 39,90 ile 79,90 ₺ arası), minimum siparişi (teslimat başına maliyet − ücret + hedef kâr) ÷ brüt marj ile bulun ve bölgeleri mesafeyle değil, sürüş süresiyle çizin. Üç bölge, her birinin kendi ücreti ve kendi minimumu. Kapıdan kapıya 20 dakikanın ötesine hiçbir şey gitmesin.
Bu üç rakam — ücret, minimum, bölge — işin tamamı. Doğru kurarsanız teslimat kendi masrafını çıkarır, üstüne de bırakır. Yanlış kurarsanız bedava yemek dağıtan bir kurye şirketi işletirsiniz.
Tek bir rakamla başlayın: teslimat başına maliyetiniz
Bir teslimatın size neye mal olduğunu bilmeden teslimatı fiyatlayamazsınız. Uygulamanın rakamı değil. Sizinki.
Teslimat başına maliyet, teslimatın salon servisine eklediği her şeydir. 2026'da tipik bir bağımsız işletmede tablo şöyle görünüyor.
Kendi kuryenizi kullanıyorsanız:
- Kurye zamanı — 20 dakikalık gidiş-dönüş, saatlik 180 ₺ toplam maliyetle (ücret artı SGK): 60 ₺
- Yakıt ve motosiklet — 8 km gidiş-dönüş, kilometre başına yaklaşık 4 ₺: 32 ₺
- Ambalaj — havalandırmalı kutu, poşet, güvenlik bandı, peçete: 24 ₺
- İade ve yeniden yapım riski — 500 ₺'lik siparişin yaklaşık %2'si: 10 ₺
- Teslimat başına maliyet: yaklaşık 126 ₺
Kurye firmasıyla çalışıyorsanız:
- Kurye firması ücreti, teslimat başına sabit: 100 ₺
- Ambalaj: 24 ₺
- İade riski: 10 ₺
- Teslimat başına maliyet: yaklaşık 134 ₺
Bu rakamları kopyalamadan önce iki şeyi kontrol edin. Kilometre maliyetinizi kendiniz çıkarın: güncel akaryakıt fiyatı, motosikletin gerçek tüketimi, bakım, lastik, kasko ve trafik sigortası — hepsini toplayıp yıllık kilometreye bölün. Türkiye'de bu kalemler yılda birkaç kez değişiyor. Ve gerçek bir turun süresini Cuma akşamı 19.00'da tutun, Salı sabahı 10.00'da değil. Park yeri, asansör ve kilitli bir apartman kapısı her seferinde beşer dakika ekliyor.
Rakamınızı mutfağın duvarına yazın. Aşağıdaki her şey ondan çıkıyor.
Teslimat ücreti ne kadar olmalı?
Dürüst kural şu: ücretiniz, teslimat başına maliyetinizin %40 ila %60'ını karşılamalı. Kalanı, daha büyük bir sepetin marjından gelir.
Neden %100 değil? Çünkü 126 ₺'lik bir teslimat ücreti satmaz. Misafirler 39,90 ile 79,90 ₺ arasını görmeye alışık; bunun epey üstü ceza gibi okunuyor. Amacınız ücretten başa baş çıkmak değil — ücretin bağış olmasını engellemek.
Yani 126 ₺'lik bir maliyette 59,90 ₺ alın. 66 ₺'yi siz üstleniyorsunuz ve siparişin bunu geri kazanması gerekiyor. Sipariş yeterince büyükse bunu rahatça yapar. Minimum sipariş tam da bunun için var.
Rakamı gerçekten oynatan birkaç şey:
- Ücretsiz teslimat, adını koymadığınız bir indirimdir. Bir misafire 60 ₺ indirim yapmayacaksanız, 60 ₺'lik yolu da hediye etmeyin.
- Zammı ücrete yapın, yemeğe değil — çoğunlukla. Teslimat menüsü fiyatlarına %10 ila %15 zam normaldir ve misafirler kabul eder. Ama teslimat maliyetinin tamamını menü fiyatına gizlerseniz, yemeğiniz kendi salon menünüzün yanında pahalı görünür — ve misafirler karşılaştırır.
- Küsuratlı rakam kullanın. 59,90 ₺, neredeyse her testte 60 ₺'yi geçiyor; 49,50 ₺ ise sandığınızdan çok daha fazla insana 49,90 ₺'den küçük geliyor.
- Ücretleri üst üste yığmayın. Teslimat ücreti, üstüne servis ücreti, üstüne küçük sipariş ücreti, üstüne poşet ücreti — 90 ₺'lik bir dürüm için tek yıldızlı yorum böyle geliyor. Birini seçin. Salonda zaten servis ücreti alıyorsanız, aynısını teslimata da eklemeden önce iyi düşünün.
- Erkenden gösterin. Tüketici mevzuatı, misafirin ödeyeceği toplam tutarı baştan bilmesini istiyor ve sürpriz ücretler doğrudan şikâyet konusu. Hukuki tarafı bir yana, son ekranda ortaya çıkan bir ücret, sepetin terk edilmesinin bir numaralı sebebi. Ücreti menü sayfasına koyun.
Minimum sipariş formülü
İşletmecilerin en çok korktuğu kaldıraç bu ve en çok kazandıran da bu.
Minimum sipariş = (Teslimat başına maliyet − Teslimat ücreti + Teslimat başına hedef kâr) ÷ Brüt marj %
Hesaplayalım. Teslimat başına maliyet 126 ₺. Ücret 59,90 ₺. Her teslimatın kendi masrafını çıkardıktan sonra geriye en az 80 ₺ brüt kâr bırakmasını istiyorsunuz. Gıda maliyetiniz %30, yani brüt marjınız %70.
(126 ₺ − 59,90 ₺ + 80 ₺) ÷ 0,70 = 146,10 ₺ ÷ 0,70 = 208,71 ₺
210 ₺'ye yuvarlayın, yuvarlak rakam seviyorsanız 250 ₺. Bu sizin tabanınız. Altında iş yapmak hobidir.
Sonra kontrolü yapın: teslimat minimumu, salondaki ortalama adisyonunuzun kabaca 1,5 katı olmalı. Salon ortalamanız 250 ₺ ise bu 375 ₺'yi işaret ediyor — formülün tabanının epey üstünde.
İkisi çeliştiğinde ortasını bulup ummayın. Tabandan başlayın, minimumu 50 ₺'lik adımlarla yukarı çekin ve teslimat başına kârınıza ne olduğunu izleyin. Çoğu mutfak, sipariş sayısı gerçekten düşmeden önce korktuğundan iki adım daha yukarı çıkabildiğini görüyor.
Olması gerekenden daha çok fark yaratan iki ayrıntı:
- Minimumu yemek ara toplamına uygulayın, ücretlerden, vergiden ve bahşişten önce. Yoksa misafir 60 ₺ ücret ve 190 ₺ yemekle 250 ₺'yi buluyor ve başladığınız yere dönüyorsunuz.
- Minimumu menü sayfasında gösterin, ödeme adımında değil. Sepeti doldurup sonunda öğrenmek kimsenin hoşuna gitmiyor.
Teslimat bölgesi: haritaya daire çizmeyi bırakın
Haritadaki bir daire teslimat bölgesi değildir. Dilektir.
Sıcak yemeğin tek dürüst sınırı var: kapıdan kapıya 20 dakika. Ötesinde patates yumuşuyor, sos kesiliyor ve misafir mesafeyi değil mutfağınızı suçluyor. Bu yüzden bölgeler en yoğun saatteki sürüş süresine göre çizilir, sonra gerçek hayata göre düzeltilir.
Çoğu bağımsız işletmede çalışan üç bölgeli model şöyle:
| Bölge | Tek yön sürüş süresi | Şehir içi tipik mesafe | Ücret | Minimum sipariş |
|---|---|---|---|---|
| A — çekirdek | 8 dakikanın altında | 0 ila 2 km | 39,90 ₺ | 200 ₺ |
| B — standart | 8 ila 15 dakika | 2 ila 5 km | 59,90 ₺ | 300 ₺ |
| C — kenar | 15 ila 20 dakika | 5 ila 8 km | 99,90 ₺ | 450 ₺ ya da sadece kurye firması |
| Dışı | 20 dakikanın üstü | — | teslimat yok | sadece gel-al |
Bunun ne yaptığına dikkat edin. Sadece mesafe için daha çok almıyor — mesafeyle birlikte minimumu da yükseltiyor, böylece uzak siparişlerin yolu hak etmesi gerekiyor. 6 kilometre uzağa giden 200 ₺'lik sipariş zarardır. 6 kilometre uzağa giden 450 ₺'lik sipariş iyi bir akşamdır.
Bölgelerinizi yarıçapa göre değil, gerçek engellere göre kesin:
- Tek geçiş noktası olan nehirler, çevre yolları ve demiryolu hatları
- 800 metrelik yolu 12 dakikalık bir tura çeviren tek yönlü sistemler
- İçinden geçilmeyen büyük parklar, kampüsler ve sanayi siteleri
- Kuryenin lobide 8 dakika beklediği siteler ve rezidanslar
- Akşam 18.00'den sonra iş merkezleri — kimse yok, kapı da kilitli
Yapabiliyorsanız mahalle adı ya da posta kodu kullanın. Yarıçap sokakları ortadan ikiye böler, sonra teslimat alan komşusunun iki kapı ötesindeki misafir alamaz. Mahalle sınırlarını personelin anlatması, misafirin de kabul etmesi daha kolay.
Yoğunlukta daraltın, sakinlikte genişletin. Ölü bir Salı akşamı C bölgesi bedava para. Sipariş yığılmışken Cuma 20.00'de C bölgesi soğuk pizza ve iadedir. Birçok mutfak artık yoğun saatlerde C bölgesini kapatıyor ve teslimata salondan ayrı saatler veriyor.
Ücretsiz platformların çoğu şube başına maksimum teslimat mesafesi, minimum sipariş tutarı ve teslimat ücreti belirlemenize izin veriyor; böylece kurallar garsonun aklında değil sistemde duruyor. Tabres bunu şube seviyesinde, ayrı teslimat saatleriyle birlikte yapıyor.
Ücretsiz teslimat ne zaman gerçekten kazandırır
Belirli bir tutarın üstünde ücretsiz teslimat, sektörün en iyi ek satış araçlarından biri — ve eşik hisle konduğunda para kaybetmenin en hızlı yollarından biri.
Matematiği: %70 brüt marjda 59,90 ₺'lik ücretten vazgeçmek, sadece başa baş kalmak için sepetin 59,90 ₺ ÷ 0,70 = yaklaşık 86 ₺ büyümesi demek. Ama kimsenin hesaba katmadığı asıl mesele şu: eşiği geçen siparişlerin çoğu zaten geçecekti. Elinizde olan davranışın parasını ödüyorsunuz.
O yüzden eşiği, mevcut ortalama teslimat adisyonunuzun %40 ila %60 üstüne koyun.
Ortalama teslimat adisyonunuz 350 ₺ ise, ücretsiz teslimatı 450 ₺'ye değil 550 ₺'ye koyun. İnsanların uzanması gerekecek kadar yüksek, uzanmanın mümkün göründüğü kadar yakın. Sonra bir ay boyunca ortalama adisyonu izleyin. Neredeyse hiç kıpırdamadıysa eşiğiniz düşüktü ve ücretleri bedavaya vermişsiniz.
Ücretsiz teslimatı da A bölgesinin içinde tutun. Haritanın kenarına bedava yol vermek, en kötü siparişlerinizi en popüler siparişleriniz yapmanın kestirme yoludur.
Para sessizce nereden sızıyor
Neredeyse her teslimat operasyonunda dört sızıntı çıkıyor:
- Ambalaj eksik bütçeleniyor. İşletmeci 10 ₺ tahmin ediyor, havalandırmalı kap, poşet, güvenlik bandı, çatal-bıçak ve sos kapları sayıldığında gerçek rakam 24 ila 36 ₺ oluyor. En çok satan üç teslimat ürününüz için bunu tek tek sayın ve o rakamı kullanın.
- Ücretin üstünden kart komisyonu. İşlem tutarının tamamı üzerinden kabaca %2 ila %3 ödüyorsunuz — az önce tahsil ettiğiniz teslimat ücreti dahil. Küçük ama gerçek.
- Teslimat ücretinin vergisi. Türkiye'de yeme içme hizmeti ile ayrı satır olarak gösterilen bir kurye ücreti aynı KDV oranına girmeyebilir ve cevap, fişte nasıl gösterdiğinize göre değişebiliyor. Başlamadan önce mali müşavirinize ya da bağlı olduğunuz vergi dairesine sorun. Ayrımı salon, paket servis ve kuryede KDV yazımızda tek tek açtık.
- Kurye bahşişinin maaş yerine sayılması. Bahşiş misafirin teşekkürüdür, sizin ücret desteğiniz değil. Teslimat başına maliyetinizi sıfır bahşişe göre kurun, gelen her şeyi de kuryeye prim sayın.
Gerçek bir öncesi-sonrası
Günde 30 teslimat yapan bir pizzacı. Sabit 39,90 ₺ ücret, 150 ₺ minimum, haritada tek bir 6 kilometrelik daire. Ortalama teslimat adisyonu: 300 ₺.
Öncesi. %70 brüt marjda sipariş başına 210 ₺. Ortalama teslimat maliyeti 126 ₺ ve 39,90 ₺'lik ücret bir kısmını karşılıyor, yani teslimat net 86,10 ₺'ye mal oluyor. Sipariş başına katkı: 123,90 ₺. Günde 30 siparişte bu, ayda yaklaşık 111.500 ₺.
Sonrası. Haritayı üç bölgeye böldüler, minimumu 250 ₺'ye çıkardılar ve ücreti kademelendirdiler. Siparişler %15 düştü, günde 26'ya indi. Ama ortalama adisyon 380 ₺'ye çıktı, tahsil edilen ortalama ücret 55 ₺'ye yükseldi ve daralan çekirdek bölge ortalama teslimat maliyetini 108 ₺'ye indirdi.
Yeni katkı: 266 ₺ − (108 ₺ − 55 ₺) = 213 ₺. Günde 26 siparişte bu, ayda yaklaşık 166.100 ₺.
Kabaca her ay 54.600 ₺ fazla, günde dört sipariş az. Aynı mutfak, aynı ekip, aynı yemek. Sadece alışkanlıkla değil, bilerek konmuş üç rakam.
İşletmecilerin en zor sindirdiği kısım da bu: teslimat siparişinin azalması çoğu zaman doğru cevaptır. Adet başarı gibi hissettiriyor. Kirayı ödeyen ise teslimat başına katkı.
Müşteri kaybetmeden ücretleri nasıl değiştirirsiniz
- Tek seferde tek şey değiştirin. Ya minimumu yükseltin, ya ücreti kademelendirin, ya bölgeleri yeniden çizin — aynı hafta üçünü birden değil. Yoksa hangisinin işe yaradığını asla bilemezsiniz.
- Üç dört hafta süre tanıyın. İlk hafta hep kötü görünür. Düzenli misafirlerin alışması birkaç sipariş sürüyor.
- Sipariş adedini değil, teslimat başına katkıyı takip edin. Burada gösteriş rakamı sipariş adedi.
- Sepet terk oranını izleyin. İnsanlar sepeti doldurup çıkıyorsa minimumunuz bekledikleri tutarın değil, harcamak istedikleri tutarın üstünde demektir.
- Duyururken özür dilemeyin. "Teslimat artık 5 kilometreye kadar 59,90 ₺, minimum sipariş 250 ₺." Bu kadar. Paragraf paragraf açıklama yok. Misafirler net kuralları kabul eder, savunmacı kurallarla tartışır.
- Kimseye eski tarifeyi bırakmayın. Aynı anda iki ücret yapısı çalıştırmak personel için kâbus, yorumlar için mıknatıstır.
Teslimatı hobiye çeviren hatalar
- Cuma günü sürülmek yerine haritada çizilmiş bölge. Farkla en yaygın hata bu.
- Her mesafeye tek sabit ücret. En kötü siparişlerinizi en iyileriyle sübvanse ediyorsunuz.
- Kibarlık hissiyle konmuş minimum. 100 ₺'lik minimumlar cömert değil, pahalıdır.
- Eşiksiz ücretsiz teslimat. Ya adını koyun ya vazgeçin.
- Hiç yeniden hesaplamamak. Ücretler, akaryakıt, ambalaj ve kurye tarifeleri son bir yılda hep oynadı. 2024'teki teslimat maliyetiniz artık masal. Altı ayda bir yeniden hesaplayın.
- Ücret yığınını görmezden gelmek. Aynı ekranda teslimat ücreti, servis ücreti, küçük sipariş ücreti ve bir de bahşiş kutusu — 240 ₺'lik siparişin 340 ₺'ye çıkması ve kötü bir hikâyeye dönüşmesi böyle oluyor.
Teslimat ücreti ve minimum sipariş hakkında sık sorulan sorular
Bir restoran teslimat için ne kadar almalı? 2026'da çoğu bağımsız işletme için 39,90 ile 79,90 ₺ arası. Teslimat başına maliyetinizin %40 ila %60'ını karşılamayı hedefleyin; kurye zamanı, yakıt, ambalaj ve iade riski sayıldığında bu genelde teslimat başına 100 ila 140 ₺ oluyor.
Teslimat için iyi bir minimum sipariş nedir? Çoğu mutfak için 200 ila 350 ₺. (Teslimat başına maliyet − teslimat ücreti + teslimat başına hedef kâr) ÷ brüt marj ile hesaplayın, sonra salondaki ortalama adisyonunuzun kabaca 1,5 katıyla karşılaştırın ve büyük olanı alın.
Teslimat bölgem ne kadar geniş olmalı? En yoğun saatte, kapıdan kapıya en fazla 20 dakika. Yoğun bir şehirde bu genelde 2 ila 5 kilometre. Geniş yerleşimli bir ilçede 6 ila 8 kilometreye çıkabilir. Haritadaki daireyle değil, her zaman sürüş süresiyle ölçün.
Farklı bölgelere farklı teslimat ücreti alabilir miyim? Evet, hem de almalısınız. Mesafeye göre kademeli ücretler ve onlara eşlik eden minimumlar, çoğu restoranın teslimat kârı için yapabileceği en etkili değişikliktir. Personel de misafir de takip edebilsin diye üç bölgeyle sınırlı tutun.
Ücretsiz teslimat sunmalı mıyım? Sadece mevcut ortalama teslimat adisyonunuzun %40 ila %60 üstüne konmuş bir eşiğin üstünde ve sadece en yakın bölgenizin içinde. Her siparişte ücretsiz teslimat, hiçbir pazarlama faydası olmayan kalıcı bir indirimdir.
Teslimat fiyatları salon fiyatlarından yüksek olmalı mı? Teslimat menüsü fiyatlarına %10 ila %15 zam standarttır ve geniş kabul görür. Sadece teslimat maliyetinin tamamını oraya gömmeye çalışmayın — misafirler iki menünüzü gerçekten karşılaştırıyor.
Teslimat ücreti vergiye tabi mi? Nerede olduğunuza ve çoğu zaman ücretin fişte ayrı gösterilip gösterilmediğine bağlı. Mali müşavirinize ya da vergi dairenize danışın. Türkiye'de kurye ücreti, yeme içme hizmetinden farklı bir KDV oranına girebiliyor.
Teslimat ücreti kuryeye mi gidiyor? Hayır — ücret, yemeği oraya götürme maliyetinizi karşılar. Bahşiş kuryeye gider. Bunu menü sayfanızda açıkça yazın, çünkü birçok misafir tersini varsayıyor ve bu yüzden daha az bahşiş bırakıyor.
Teslimat bir teknoloji ya da pazarlama sorunu değil. Üç rakamdan ibaret ve neredeyse kimse bunları hesaplamıyor.
Bu hafta teslimat başına maliyetinizi çıkarın. Bir kronometre ve bir hesap makinesiyle bir saatinizi alır ve muhtemelen canınızı sıkar. Sonra bunun yarısını karşılayan bir ücret, yolun parasını size ödeten bir minimum ve haritaya değil saate göre çizilmiş üç bölge belirleyin.
Daha az sipariş yollayacaksınız. Elinizde çok daha fazlası kalacak. Ve Cuma akşamı kapıdan çıkan siparişin yola değip değmediğini nihayet bileceksiniz — kurye yola çıkmadan önce, ay sonunda değil.